TRT Erzurum radyosunda yayınlanan “Hayatın İçinden” programına konuk olduğum bu ikinci yayınımızda, yapay zekânın etrafını saran söylentileri, komplo teorilerini ve “Yapay zekâ su içer mi?” sorusunun yanıtını ararken teknolojiye duyduğumuz o köklü korkuyu masaya yatırdık. İnsanın bilmediği şeyi düşman olarak görme refleksinden yola çıkarak, yapay zekânın neden bu kadar çok spekülasyona neden olduğunu keyifli bir sohbetle irdeledik.
Yayında; yapay zekânın gerçekten su tüketip tüketmediğini termodinamik yasaları üzerinden açıklayarak veri merkezlerinin soğutma süreçlerindeki çevresel etkisini değerlendirdik. Teknolojiyi “fişini çekerek” durdurmanın imkansızlığına değinirken, tıpkı matbaanın yasaklanması gibi, bilginin yayılmasının önüne geçilemeyeceğini vurguladık. Facebook’un sohbet botlarının geliştirdiği o meşhur “kendi dillerini konuşma” olayının ardındaki gerçeği ve bunun korkulacak bir durumdan ziyade verimlilik arayışı olduğunu paylaştık.
Programın kapanışında ise yapay zekânın yeni bir din oluşturup oluşturamayacağı sorusunu ele aldık. 2015’te kurulan “Way of the Future” ve tamamen yapay zekâ ajanlarından oluşan Moltbook sosyal ağında kendiliğinden ortaya çıkan “Crustafarianizm” adlı parodik inanç sistemi (ve onun 5 temel şartı) üzerinden, insanın kendi ürettiği sistemlere tapınma eğilimini değerlendirdik. Son olarak, nükleer bomba ve İsviçre çakısı metaforlarıyla, korkulması gerekenin teknoloji değil, onu kullanan insanın niyeti olduğunun altını çizerek sohbetimizi tamamladık.
Dr. Bünyamin İSPİR
Programın tamamını aşağıdaki oynatıcıdan dinleyebilirsiniz.